Şakir Eczacıbaşı ile tanışmamız SİNEMATEK yıllarına dayanır.Sinematek'in kuruluşundan daha önce ( belki de Türkiye'de ilk) dostum Mete Akalın ile 63 lü yıllarda HUKUK FAKÜLTESİ SİNEMA KULÜBÜ nü kurmuştuk.O zamanlar şimdilerin burunlarından kıl aldırmayan hiç ünlü hiç bir sinemacısı olmadığı gibi,Robert College Sinema Kulübü de bizden sonra kurulmuştur. Ne paramız,ne gösterim salonumuz,ne de entelektüel sinema seyircisine sunacağımız SANAT FİLMİ var.Sadece iki gencin ( yaşımız 20 lerde) içindeki sinema ışıltısı var.Bütün uğraşlara rağmen film bulamadık. Oysa salonumuz var. Meta mühendis olduğu için Teknik Aniversite Taşkışla Sinema Salonun ayarladı.Ancak ufilm yok. Konsoloslara gidiyoruz,yok..yok. O zamanlar kült filler daha çok Fransızlarda. Hiç unutmam yaşıyorsa kulakları çınlasın,Sinema meraklısı Fransız Kültür Ateşisi Ms. Sarnelli:
- Münir Bey sen lisan da biliyorsun. buçabanı sana bir burs verelim.Paris'de göster. Hatta hemen Paris Sinematek Başkanı Langloise telefon edeyim dedi.LANGLOİSE adına ilk kez o zaman duydum.
Sonra filmi bulduk. İpşinoğlunun bir dökümanter filmi. Gösterimi kendi gaydektlerimizmle duyurduk. taşkışla salonu tıklım-tıklım. Çünkü böyle bir sanat-film gösterisi ilk kez yapılıyor.
İşte Şakir Bey ve ışıklar içinde yatsın Onat ağabey ( Onat Kutlar) ile ilk tanışmamız böyle oldu.Güncelde sinemacı geçinin hiç bir ünhlü bu olayı bilmez. Sonra ayşağıda açıklayacağım Şakir Beyli Sinematek yılları.Her şey ne çabuk geçip gitti.Şairin dediği Mirabo köprüsünden akıp giden Sen nehri gibi...
ŞAKİR BEY’İN ARDINDAN
Altımışdörtlü yıllarda Sinematek Yönetim Kurulunda yıllarca beraber çalıştığımız,sonraları dostluğumuzun giderek yoğunlaştığı,İstanbul Beyefendisi,Aristokrat duruşlu,sinema sevdalısı,tüm sanat dallarının koruyucusu İstanbul Kültür ve Sanatının duayeni Şakir Eczacıbaşı yakın dostu Yaşar Kemal’in deyimiyle :
Bütün güzel insanlar gibi bembeyaz bir ata binerek gitti.
Ölüm Şakir Bey’e hiç yakışmadı. Kültür erezyonun piramit yaptığı şu günlerde ona çok ihtiyacımız var.Ne yazık . Yine Cemal Süreya’dan çok sevdiği dizeleri zaman-zaman Sinematek toplantılarında söylerdi:
Her ölüm erken ölümdür
Üstü kalsın.
Şiirdeki gibi değil Şakir Bey. Üstü kalmıyor. Onu biz ödüyoruz. Dostları Sanatçılar,Sinemaseverler,onun sayesinde gerçek sinemayı tanıyan İstanbul Film Festivali seyircileri,İstanbul Kültür Sanat Vakfının Çalışanları(İKV) ve Türk Kültür ve Sanatı.
Şimdilerde böylesine ünlü bir insan için tanıdık-tanımadık ünlü medyatik köşe yazarları neler döktürecek