ANA SAYFA   ÖZGEÇMİŞİM   DÜŞÜNCELERİNİZ   İLETİŞİM
 
Büyük Klüp Dergisi
(CERCLE d'ORIENT)


Ekonomik Durum Gazetesi
Ahhh hürriyet
Sarışın perçemli hanımın yazdığı seks ve porno kokan post-modarn yazılar hangi hürriyet anlayışına giriyor?
karakolda2
 

YİTİK GENÇLİĞİMİZİN PEŞINDE

 

Büyük yazar Marcel Proust’un Yitik Zamanın İzinde romanını okurken hülyalara daldım.Usta romancı 19. yüzyıldaki insan ilişkileri,aşkları,romansları,yozlaşan toplumun aristokrasiden burjuvaziye kayışını,bir oya gibi işleyerek anlatmış romanında.

Artık kaybolan bizim gençliğimiz o denli arıstokrat bir yaşamı içermese de derenliği olan,hertürlü sığlıktan uzak ve düzeyli yaşanmış bir anılar yumağı idi.Sade,yalın ancak onurlu  ilişkilerimiz, dostluğumuz, arkadaşlığımız vardı.

İstanbul’un insanı boğan kalabalıklığından kaçıp,sığındığım Büyük Kulübün iskelesinde nemli ve  hüzünlü bir yaz akşamı Yitik Gençliğimin Peşine düştüm.

Ay ışığı adalardan taa içime yansıyordu. Yağmurlu  yaz akşamı kimselerde yoktu iskelede. İlk gençliğilim başladığı bu mekanda sadece şimdilere Müdürlük binası olan köşk vardı. Doldurulmuş sahil yolu yoktu.Ufak  tahta iskele,İstanbul’un en fazla bir-buçuk milyon nüfusu ile tertemiz denizde kulaç atardık.

Kızıltoprak’de şimdiki benzin istasyonun yanında ( artık gençliğimiz gibi kaybolun) yazlık sinema vardı.Manolya Yazlık Sineması.Çıtır-çıtır kabak çekirdekleri arasında sahnede kimler gelip geçerdi.kabak çekerdiğıi kesinlikle yerlere atılmazdı.Film arısnda satıcı kahverengi tenli arap çocuğun tiz bağırışı:

-         Gazoz,gazoz çamlıca,buz gibi ..Abilere,ablalara…

Güzel Fransız filmleri seyrederdik. Hiç unutmam Alain Delon’un ilk filmlerinden. O zamanların en ünlü artisti Lino Ventura ile oynuyor. Macera Peşinde.. Dosluğu ve arkadaşlığı bu denli güzel anlatan filmler artık yok. Varsa –yoksa vurdulu kırdılı,testereli,bıçaklı kan gölü seyirlikler.

Tek kanal amma düzeyli siyah-.beyaz TV vardı. Radyoda Orhan-Boran ve Yuki..O unutulmaz beyaz mendiliyle  Büyük Kulüp’de bir söyleşi yapmışdı. Gençtik,duyarlıydık,aşıkdık.. İlişkilerimzide hep saygı vee sevgi vardı. Televole ve arabesk çığlıklara kapalı bir gençlik yaşadık. Arkadaş canlısıydık. Çünkü gençliğimizin medyası hep iyi şeyleri aşılardı genç beyinlerimize. Medya dediğimiz de tek kanal siyah-beyaz TV,radyo saatleri,reyting peşinde koşmayan gaseteler,sağcısı ve solmcusu ile gerçekten demokrat,yalaka olmayan köye yazarları…

Sabah-akşam ucuz seks söyleşileri yapan,sarışın perçemli hanımlar,göbeği açık fotoğraflı hanım  

Ünlü bir Fransız şairi, galiba Jack Prevert... Hayat kısadır.Biraz aşk, biraz ümit ve sonra Allahaısmarladık…diyor.. Güzeller güzeli rahmetli annem (fotoğrafta görüldüğü gibi adeta Rita Hayworth ) İstanbul aristokrat-burjuvası olarak, Beykoz'da yalılarda oturmuş bir halde, kemanı ile Mozart ve Vivaldi çalar imiş..O yıllarda (galiba 1940'lar) savaş falan demeden, babama aşık olmuş...Babam Karadeniz erkeği; kadını kollayan, sarıp sarmalayan, biraz tutucu amma, adam gibi adam...O zamanın romansı ile evlenmişler. Annem sarayları bırakıp üç tane vıdı-vıdıcı Karadeniz görümcelerine büyük bir tevazu ve tahammül göstererek, Giresun 
 
 

 
Adı :
Soyadı :
Tel :
E-mail :
Mesaj :
 
 
 
 
Diğer muktesebatlarda olduğu gibi,Hukumuz da AB kriterlerine göre düzenlenmiş,ancak hiçbir yanıt ve parasal destek alınmamıştır.Adliyeler için alınan yeterli olmayan miktadrlar da anlamsız işlerde kullanılmıştır. Örneğin UYAP adı verilen bilgisayar sistemi kesinlikle iyi sonuç vermemiştir.Bu konuda ayrıntılı yazılarımızı sürüdüreceğiz. işlemeyen bu sistem yerine apartamadan bozma adliye binaları yenilenmelidir.
Cumhuriyet gazetesi
Milliyet gazetesi
ITO gazetesi
Baro dergisi
Vatan gazatesi
Yeni asır gazetesi
Öz hakikat dergisi
Dünya Gazetesi
Diğer gazeteleri